TÜRSAB'ın Umre toplantısında sert tartışmalar: Acenteler 'batıyoruz' iddiasında bulundu…
TÜRSAB'ın Umre toplantısında sert tartışmalar: Acenteler 'batıyoruz' iddiasında bulundu…
Kısa adı TÜRSAB olan ve son bir buçuk yıldır tartışmaların eksik olmadığı Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'nin Umre dönemi çalışmalarını duyurmak amacıyla yaptığı basın toplantısı sert tartışmalara sahne oldu.
Bazı acenteler TÜRSAB'ı ve Ulusoy'u Diyanet'e gereken tepkiyi göstermemekle suçlarken, Ulusoy, ''Diyanet ile kavga ederek ne kazanacağız?'' yorumunu yaptı…
TÜRSAB Genel Merkez Binası’nda düzenlenen toplantıya TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy ve çok sayıda acente katıldı. Toplantıda Hac ve Umre seyahatlerinde yaşanan problemler ile Diyanet İşleri Başkanlığı’nın acentelere getirdiği standartların uygulanabilirliği tartışıldı.
‘’UMRE’DE 350 BİN KİŞİYE ULAŞTIK’’
TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, konuşmasına toplantıya katılım göstermeyen acenteleri eleştirerek başladı. ‘’1999’da Hac Umre önümüze geldiğinde 6 bin kişiyle Umre yaptık.’’ diyen Ulusoy, ‘’2015 yılında 350 bin vatandaşımızı seyahat acenteleri vasıtasıyla Umre’ye götürdük.’’ şeklinde konuştu. Toplantıya katılmayan acentelerin yanlış yaptığını, TÜRSAB’ın sorunlarının bu toplantılarda konuşulması gerektiğini belirten Ulusoy, ‘’Türkiye’de Hac ve Umre Diyanet İşleri Başkanlığı’nın denetim ve gözetiminde yapılır. Bakanlıklar Arası Hac ve Umre Kurulu’nda yer alamıyorduk, sözümüzü söyleyemiyorduk. Yoğun çalışmalar sonucunda kurula girmeyi başardık.’’ ifadelerini kullandı. Ulusoy, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
‘’İŞ Mİ YAPACAĞIZ BİRBİRİMİZLE Mİ KAVGA EDECEĞİZ?’’
‘’Kurula girdiğimiz zaman ağırlığımızı koymaya, acentelerin çıkarlarını korumaya, sorunlarımızı çözmeye çalıştık. Ancak pek çok arkadaşımız farklı farklı iddialarla bizi eleştiriyorlar. Bu işe ilk başladığımızdan bugüne kadar vizeden ulaşıma kadar pek çok konuda büyük gelişme yaşadık. Bu işi iyi yapıp bir yere mi varacağız, yoksa birbirimizle kavga mı edeceğiz?
''9 KİŞİLİK KURULUN KARARINA UYMAK ZORUNDAYIZ''
Diyanet ile görüşmelerimiz sürüyor ve onlar belki daha az müşteri götürüp çok daha kaliteli hizmet verilmesini istiyor. Biz buna itiraz etmiyoruz. Ben zaten acentelerimizi başarılı buluyorum ancak 9 kişilik kurulun aldığı kararlara uymak zorundayız. Dinayet’in eleştirilerini göz önünde bulundurup maliyetlerinizi hesaplayacaksınız. Geçtiğimiz yıl da ‘bu koşullarda kimse gitmez’ denildi, 300 binin üzerinde insan seyahat acenteleriyle gitmeyi tercih etti.
''ŞİKAYETLERİMİZİ HER ORTAMDA DİLE GETİRİYORUZ''
Arabistan’ın Umre konusunda çıkardığı zorluklara, 2 bin Riyal para alınmasına da tamamen karşıyız ve bu konuda şikayetlerimizi her ortamda dile getiriyoruz. Bu ayrımcılıktır. Bu konuyu Sayın Cumhurbaşkanı’na bizzat Diyanet İşleri Başkanımız aktardı. Bazı arkadaşlarımız ‘Diyanet İşleri Başkanı Cumhurbaşkanı’nın sözünden çıkmaz, bu iş çözülmez’ diye konuşmalar yapıyor. Bu son derece yanlış bir söylem, şiddetle kınıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız Arabistan ziyaretinde de bu sorunu dile getirecek.
KUMANYALARI DİYANET BELİRLEYECEK
Diyanet ile yemekte, taze ette, kumanyada, serviste... pek çok konuda anlaşmazlıklar yaşadık ancak bunları çözmek durumundayız. Diyanet’in verdiği yemek ile acentelerin verdiği yemekler arasında fark olduğu yönünde çok fazla şikayet oluyor. Kurul’da Diyanet’in belirleyeceği bir menünün kullanılmasını, kumanyaların da aynı şekilde verilmesini istediler, biz de kabul ettik.
Yoğun emekler verdik ve son olarak Umre’de Diyanet’in çok önüne geçtik. Hac’da ise yüzde 60 Diyanet, yüzde 40 biz şeklindeki oran korunuyor. İşimize bakarken bunun bir dini vecibe olduğunu unutmamalı, Diyanet’le uyum içerisinde çalışmalıyız. Bizim işimiz bu işten ekmek yemek, bu işi düzgün yapmak. Yanlışımız varsa tartışalım ancak bu işi birlikte yapmak zorundayız.’’
ACENTELERDEN İTİRAZ: BİZİ SOYUYORLAR
Ulusoy’un ardından söz alan bir acente temsilcisi ise artan masraflar sebebiyle pek çok acentenin çok zor durumda olduğunu belirterek, ‘’Bazılarımız telefon faturası bile ödeyemezken TÜRSAB’a aidatlarımızı vermediğimiz için listelerimiz imzalanmıyor, her konuda zor durumdayız.’’ ifadelerini kullandı. Acente temsilcisi, ‘’Bizi TÜRSAB soyar, Arabistan soyar, hava yolu şirketi soyar... Gelin kendimizi de, TÜRSAB’ı da, Arabistan’ı da, Diyanet’i de sıkıntıya sokalım ve bu sene Umre yapmayalım. TÜRSAB da 2 sene bizden aidat almasın’’ önerisini yaptı.
ULUSOY: KONTAK KAPATMA DEVRİ BİTTİ
Başaran Ulusoy ise eleştirileri yanıtlayarak, şunları söyledi:
‘’Sıkıntı sadece Hac ve Umre’de değil ki, müzeler, kıyı destinasyonlarını pazarlayan acenteler.... herkes zor durumda. Merak etmeyin, Diyanet’in her istediğine evet demiyoruz, eleştirilerimizi yapıyoruz. Diyanet de ‘söylediğiniz odayı vermeyen, yemeği düzgün vermeyen sizsiniz’ diyor, bizi suçluyor. Bir şekilde orta yolu bulmalıyız. Diyanet’le kavga ederek ne kazanacağız?’’
Bir acente temsilcisinin ‘’Zamanında Diyanet’e yürümedik mi? Avrupa'ya tur düzenlerken kimseye para vermiyoruz, bizim Diyanet'le ne ilgimiz var?'’ tepkisine yanıt veren Başaran Ulusoy, ‘’O zamanlar artık geçti, kontak kapatma devri bitti. Artık konuşarak anlaşmak zorundayız. Verilmesi gereken mücadelenin en iyi şekilde verildiğinden hepiniz emin olun.’’ ifadelerini kullandı.
NEBİL ÇELEBİ: BATIYORUZ, HERKES BUNU BİLİYOR
Hilal Turizm’in sahibi Nebil Çelebi ise, Umre yapmama önerisinin değerlendirilebileceğini, ancak öncesinde yapılması gereken ve geç kalınmış şeyler olduğunu belirtti. Çelebi, ‘’Biz eskiden din görevlisi olan rehber arkadaşlarımızı turlarda kullanıyorduk. Bu yüzden de acente arkadaşlarımızın Dinayet’ten hoca talebi olmuyordu. Ancak bu konu tepki çekti ve Diyanet 40 kişiye bir görevli tahsis edilmesi şartını getirdi. Biz de kendi görevlilerimize de sertifikasyon verilmesi şartıyla kabul ettik bunu. Ancak geçtiğimiz mayıs ayında yönetmelik geçti, 20 kişiye bir görevli şartı önümüze geldi. Biz itiraz edeceğimiz zamanda itiraz edemedik. Artık çok büyük itirazlarla bu işi değiştirebiliriz. Borcu olan, milleti dolandıran acenteler aramızdan elensin, biz de işimize bakalım. TÜRSAB oturduğu yerden kafa sayısına göre aidat alıyor, neden sorunlarımıza çözüm bulmuyor. 17 senedir bu işi yapıyorum ve ilk defa endişe duyuyorum. Batıyoruz herkes bunu biliyor.’’ şeklinde konuştu.
''SIKINTIYI SADECE SİZ ÇEKMİYORSUNUZ, THOMAS COOK DA ZOR DURUMDA''
Ulusoy ise bu eleştirilere sert yanıt vererek, ‘’Ya insaf edin 11 yılın aidatlarının yüzde 70’ini almadık. Aidat almama imkanımız var da mı alıyoruz? Sıkıntıyı sadece siz çekmiyosunuz, Thomas Cook’tan Diana’sına herkes sıkıntı çekiyor. Merak etmeyen tüm muhataplarımıza her şeyi anlatıyor, isteklerimizi dile getiriyoruz. Bu bir hizmet yarışı, onların bizden iyi yaptığı taraflar var, bizim ınlardan iyi yaptığımız alanlar var. Bu kadar zor dönemlerde acentelerin hakkını kimsede bırakmamak için elimizden geleni yaptık. Arkadaşlarıma soruyorum, hiç mi iyi bir şey yapmadık? TÜRSAB'ın vücudu artık bu kadar kini kaldıracak duruumda değil.’’
BALKAN HABER AJANSI
Bu haber 412 defa okunmuştur.