Gayrimenkulunuzu, yani evinizi ya da konutunuzu; adına her ne süslü kelime ile koyarsanız koyun; eğer banka kredisi ile alacaksanız; yüzde 1.8 veya 18 KDV ödüyorsunuz.
Gayrimenkulunuzu, yani evinizi ya da konutunuzu; adına her ne süslü kelime ile koyarsanız koyun; eğer banka kredisi ile alacaksanız; yüzde 1.8 veya 18 KDV ödüyorsunuz.
Ama kredinizi ödeyemezseniz banka eve el koyup açık artırma ile satıyor
Bakanlar Kurulu 2013 yılı başında bir KHK çıkartarak, 150 metrekareden büyük konutların ilk satın alınmasında KDV oranını; yüzde 18 olarak ilan etmişti.
Sadece büyük konutlar değil büyükşehirlerde arsa birim metrekare vergi değeri 1000 liradan fazla olanlarda da KDV yüzde 18 olarak belirlendi.
500 ile 1000 lira arasında olanlar yüzde 8 ve 500 liranın altında olanlar ise yüzde 1 KDV ödüyor.
Bu durum İstanbul’da satılacak konutların yüzde 28’inde KDV’nin yüzde 18 olacağı anlamına geliyor.
Durum, Ankara, İzmir ve Antaya için de geçerli hatta Muğla ve Aydın'ın bazı ilçelerinde de durum aynı...
Nitekim o günden bu güne birçok gayrimenkul satışı da gerçekleşti...
Fakat şu anda bu düzenleme farklı bir sorunu da karşımıza çıkartıyor...
Şu ana kadar; kadar tam 1 milyon 380 bin ev konut kredisi veya benzeri ipotek yöntemi ile satıldı.
Tabii bu evlerin borcunun bir kısmı ödendi bir kısmı hâlâ duruyor.
BALKAN HABER AJANSI ve GÜNDEM EKONOMİ İNTERNET EKONOM İDERGİSİ Ekonomi Müdürü Birol önderin'in edindiği bilgilere göre, kısa adı BDDK olan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun son verileri baz alındığında; hali hazırda konut satın alanların bankalara borcu 146 milyar 258 milyon 771 bin 814 TL...
Ödenemeyen konut kredisi borcu ise aslında düşük. Şu anda sadece 676 milyon lira. Sorun da kredi borcunu ödeyemeyenlerde bulunuyor.
Olay aslında yaşanmış ve hâlâ yaşanıyor. Düzenleme henüz yeni yaşandığı için bundan sonra artarak yaşanacağı da muhtemel. İstanbullu bir vatandaş banka kredisi ile 400 bin liraya bir ev alır. Ev yüzde 18’e denk gelen dilimde olduğu için bu vergiyi daha evi alırken peşin olarak öder. Vatandaş evin kredi taksidinin 50 bin liralık bölümünü de bankaya yatırır. Ancak sonra işsiz kaldığı için taksitler ödenmemeye başlar. Sonraki süreç de benzer olur. Banka, kredisini ödeyemeyen vatandaşın evine el koyup açık artıma ile aynı fiyata yani 472 bin liraya satışa çıkarır.
İşte burada da devreye KDV Kanunu girmiş.
Normal şartlarda ev ikinci el olduğu için artık satılsa da KDV’sinin olmaması gerekiyor. Ancak ev açık artırma yani müzayede yoluyla satıldığı için durum değişmiş. KDV Kanunu’nda açıkça müzayede yoluyla satılan malların KDV’ye tabi olduğu yazılı. İşte bu nedenle banka da evi satarken yüzde 18 KDV tahsil edip vergi dairesine ödemiş. Sonuçta vatandaş ödediği 72 bin liralık KDV’nin yanında 400 bin lira olarak aldığı kredinin 50 bin lirasını ödediği halde (Toplam 50+72=122) bankadan 22 bin lira borçlusunuz yazısı alır. Çünkü banka 72 bin lira KDV ödemiştir. Doğal olarak (72-50=22) farkı talep eden bankaya vatandaş bu parayı da öder. Sonuçta evi aynı tutara alıp satmasına rağmen cebinden 144 bin lira KDV çıkan vatandaş zor durumda kalır. Oysa son dönemde konut kredisi hem ekonomi hem depreme karşı kentsel dönüşümde önemli rol oynadı.
Vatandaş evi eğer nakit para ile alıp satsaydı sadece 72 bin lira KDV ödeyecekti. İkinci kez satışta KDV olmayacaktı. Şu anda konut kredisini geri ödeyemeyenlerin sayısı az olsa da önümüzdeki dönemlerde bu durum ciddi mağduriyetler ortaya koyabilir...
Bu haber 1114 defa okunmuştur.