|
Tweet | Tarih: 15-12-2014 03:53 |
Bankaların Eurobond ihracı tarihi doruk noktasına ulaştı...
Yurtiçindeki tasarruf eksikliği bankaları yurtdışından borçlanmaya yöneltiyor.
Bu yılın ilk 10 ayında bankaların yurtdışına Eurobond ihracı 10 milyar dolar ile tarihi zirve seviyesine çıktı...
Ekim ayı içinde, 2.5 milyar dolarlık Eurobond ihracı gerçekleşirken ocak-ekim dönemindeki ihraç tutarı toplamda 10 milyar doları buldu.
Ülkemizde büyümede daha ziyade tüketime dayalı bir modelin tercih edilmesi tasarrufların düşük kalmasına neden oluyor.
Yetersiz birikim ister istemez bankaların kaynak temininde yurtdışına yönelmelerine ve ağırlıklı olarak dışarıdan borçlanmalarına sebep olmakta. Son yıllarda ise yönelimin daha fazla arttığı gözleniyor. 2010 yılında 1 milyar dolar olan eurobond ihracı, 2013 yılında 8 milyar dolara çıktı. Bu yılın ilk 10 ayında ise tutar 10.3 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Merkez Bankası, Kasım 2014 Finansal İstikrar Raporu’nda bankacılık sistemindeki yurtdışı fonların gelişimine atıfta bulunuyor. Raporda, toplam içinde önemli paya sahibi bulunan ticari banka kredileriyle 2010’dan itibaren gerçekleştirilmeye başlanan yurtdışı menkul kıymet ihraçlarının, yurtdışı yükümlülüğüne en çok katkıyı veren kalemler olduğu hatırlatılmakta.
Değerlendirmeye göre; son bir yıllık dönemde, sendikasyon kredileri ile ticari ve kalkınma yatırım kredilerinin toplam yurtdışı yükümlülükler içindeki payı azalırken menkul kıymet ihraçlarındaki artış sürüyor.
Gelişmeler önümüzdeki yılda da bankaların yurtdışından borçlanma ihtiyacının devam edeceğini gösteriyor. Neticede Türkiye’de yurtiçi tasarruflar 2010-2012 arasında 1980’den bu yana en düşük seviyelere geriledi. Meselenin ciddiyetine varan hükümet ise getirdiği bir kısım tedbirlerle iç tüketimi sınırlandırarak tasarrufu özendiriyor. Alınan önlemlerle olumlu bir hareketlenme gözlense de hâlâ tasarruf oranı düşük seviyelerde.
Gelişmekte olan ülkelerde tasarruf oranı yüzde 30’lar seviyesinde. Türkiye’de ise yılın üçüncü çeyreğinde oranın yüzde 14.6 seviyesinde kaldığı görülmekte. Gerçekleşen düşük artışta özellikle bireysel emekliliğin katkısı büyük. 2015-2017 Orta Vadeli Programa göre bu yılsonunda tasarruf oranının yüzde 14.9 olması ve 2017’de de yüzde 17.1’e çıkması bekleniyor.
Bankacılık sektöründe Temmuz 2010’da açılan yurtdışı Eurobond piyasasından borçlanma imkânı, görece iyi regüle edilmiş ve sağlıklı sermayelendirilmiş olmanın sunduğu fırsatla hızlı büyüdü. Bu durum bankaların borçlanma vadesini uzatırken, likidite imkanları da geliştiriyor. Bankaların bilançolarının iyileşmesini sağlayan Eurobond piyasası, ekonomi açısından da hem reel sektörün daha cazip finanse edilmesini hem de dış finansman imkanlarının kolaylaşmasını sağlıyor. Eurobond piyasası, bankaların kısa vadeli yurtdışı borçlanma imkanlarına göre hem daha uzun vade hem daha kredibiliteyi teyit eden bir finansman olarak görülüyor.
Neticede bankaların yurtdışından borçlanmalarını artırmaları, daha ziyade yurtiçi kaynak yetersizliğinin bir sonucu olduğunu göstergeler de teyit ediyor. Kuşkusuz bir başka sebebi de yurtiçinde döviz kredisi talebindeki artış gösterilebilirdi. Ancak rakamlar bu dönemde temel sebep olarak kaynak yetersizliğini öne çıkarıyor. Bankaların yurtdışı borçlanmasının mevduata oranı 2012 sonunda yüzde 17 iken, bu yılın sonunda yüzde 22’ye çıktı. Son bir kaç senede kredi büyümesi yavaşladı ve yüzde 15 gibi daha makul bir seviyeye geldi. Ancak, mevduatlar ortalama yüzde 10 gibi düşük seviyede büyüyor. Dolayısıyla yurtdışı borçlanma ihtiyacı devam edecek.